İş Kazası Nedir?
İş kazası, çalışanın işin yürütümü sırasında veya işle bağlantılı bir nedenle kazaya uğraması ve bu olay sonucunda bedensel ya da ruhsal bir zarara maruz kalmasıdır.
İş kazası;
İşyerinde meydana gelen kazaları,
İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle oluşan olayları,
İşverenin görevlendirmesiyle işyeri dışında yaşanan kazaları,
İşverence sağlanan taşıtla işe gidiş veya geliş sırasında meydana gelen olayları,
Emziren çalışanın çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanda yaşanan kazaları
kapsayabilecek şekilde değerlendirilebilir.
Bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, yalnızca kazanın meydana geldiği yere bakılarak belirlenmez. Olayın işle bağlantısı, çalışanın o sırada hangi görevi yaptığı ve işverenin organizasyonundaki yeri birlikte incelenir.
İş Kazası Sonrasında İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Kaza sonrasında öncelik çalışanın sağlık güvenliğinin sağlanmasıdır. Yaralanma ciddi ise acil sağlık hizmetlerinden yararlanılmalı ve olayın sağlık kayıtlarına doğru şekilde geçirilmesi sağlanmalıdır.
İş kazası sonrasında mümkün olduğunca şu adımlar izlenmelidir:
En kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması,
Kazanın iş kazası olduğunun sağlık kayıtlarında belirtilmesi,
İşverene veya ilgili yetkili kişiye bilgi verilmesi,
Kolluk birimlerine gerekli bildirimin yapılması,
Olayı gören kişilerin bilgilerinin alınması,
Kaza yerinin ve kullanılan ekipmanın fotoğraflanması,
İş kıyafeti, koruyucu ekipman ve diğer delillerin saklanması,
Hastane raporlarının ve reçetelerin muhafaza edilmesi,
İş kazası bildirimlerinin yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi.
Çalışanın kazayı önemsemeyerek sağlık kuruluşuna başvurmaması, daha sonra olay ile yaralanma arasındaki bağlantının ispatını zorlaştırabilir. Bu nedenle küçük görünen yaralanmalarda dahi tıbbi muayene ve kayıt oluşturulması önemlidir.
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülükleri
İşveren, çalışanların işle bağlantılı sağlık ve güvenliğini korumak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Bu kapsamda risk değerlendirmesi yapılması, çalışanlara eğitim verilmesi, uygun ekipman sağlanması, işin denetlenmesi ve gerekli koruyucu tedbirlerin uygulanması gerekir.
İşverenin sorumluluğu yalnızca kişisel koruyucu ekipman vermekle sınırlı değildir. İşin nasıl organize edildiği, çalışanların yeterli eğitime sahip olup olmadığı, tehlikeli çalışma koşullarının önlenip önlenmediği ve güvenlik kurallarına uyulup uyulmadığı da değerlendirilir.
İş kazası incelemesinde özellikle şu hususlar önem taşıyabilir:
Risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı,
Çalışana gerekli eğitimlerin verilip verilmediği,
Koruyucu ekipman temin edilip edilmediği,
Ekipmanların bakımlarının yapılıp yapılmadığı,
İşyerinde denetim ve gözetimin bulunup bulunmadığı,
Çalışanın görev tanımına uygun çalıştırılıp çalıştırılmadığı,
İşverenin kazayı önleyebilecek tedbirleri alıp almadığı.
Çalışanın da iş sağlığı ve güvenliği talimatlarına uyması gerekir. Ancak çalışanın kusurunun bulunması, işverenin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmaz. Kusur oranı, olayın tüm koşulları değerlendirilerek belirlenir.
İş Kazası Tazminatları Nelerdir?
İş kazası sonucunda zarar gören çalışan, olayın şartlarına göre maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Tazminat hesabında yaralanmanın niteliği, iş göremezlik oranı, çalışanın yaşı, geliri, çalışma gücü kaybı ve kusur durumu dikkate alınır.
Maddi zarar kapsamında şu kalemler gündeme gelebilir:
Tedavi ve sağlık giderleri,
Ulaşım ve bakım masrafları,
Geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan gelir kaybı,
Sürekli iş göremezlikten kaynaklanan kazanç kaybı,
Çalışma gücünün azalması,
Ekonomik geleceğin sarsılması,
Sürekli bakım ihtiyacı varsa bakım giderleri.
Manevi tazminat ise çalışanın yaşadığı acı, elem, korku, yaşam kalitesindeki azalma ve kişilik değerlerinde meydana gelen zarar dikkate alınarak değerlendirilir. Manevi tazminatın miktarı belirlenirken olayın ağırlığı, yaralanmanın kalıcı etkileri ve tarafların kusur durumu önem taşır.
Tazminat miktarı her dosyada farklıdır. Sadece raporda belirtilen yaralanma türüne bakılarak kesin bir hesaplama yapılması mümkün değildir.
İş Kazasında Sürekli İş Göremezlik
İş kazası sonrasında çalışanın meslekte kazanma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelebilir. Bu durum, sağlık kurulu raporları ve ilgili sosyal güvenlik değerlendirmeleri üzerinden belirlenir.
Sürekli iş göremezlik oranı tazminat hesabını doğrudan etkileyen unsurlardan biridir. Bunun yanında çalışanın yaşı, kazadan önceki geliri, mesleği, eğitim durumu, çalışma hayatındaki konumu ve gelecekteki kazanç ihtimali de değerlendirilir.
Raporlar arasında çelişki bulunması, oranların gerçeği yansıtmaması veya sağlık durumunun yeterince incelenmemesi hâlinde yeni bir rapor alınması talep edilebilir. Çalışanın tedavi sürecinin tamamlanmasından önce yapılan bazı değerlendirmeler, kalıcı durumun belirlenmesi bakımından yeterli olmayabilir.
İş Kazasında Ölüm ve Yakınların Hakları
İş kazası sonucunda çalışanın hayatını kaybetmesi hâlinde, vefat eden çalışanın yakınları bakımından farklı tazminat ve sosyal güvenlik talepleri gündeme gelebilir.
Yakınlar tarafından talep edilebilecek başlıca haklar şunlardır:
Destekten yoksun kalma tazminatı,
Cenaze ve defin giderleri,
Manevi tazminat,
Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan gelir ve ödemeler,
İş kazasına ilişkin diğer yasal haklar.
Destekten yoksun kalma tazminatında, vefat eden kişinin yakınlarına sağladığı veya gelecekte sağlaması beklenen ekonomik destek değerlendirilir. Eş, çocuklar, anne, baba ve diğer yakınların talep hakkı; destek ilişkisi, yaş, ekonomik durum ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Ölümle sonuçlanan iş kazalarında olay yeri kayıtları, kolluk tutanakları, otopsi veya sağlık raporları, bilirkişi raporları ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği belgeleri önem taşır.
İş Kazası Bildirimi Yapılmazsa Ne Olur?
İş kazasının ilgili kurumlara bildirilmesi işverenin yükümlülükleri arasında yer alabilir. İşverenin kazayı bildirmemesi, olayı gizlemeye çalışması veya çalışana farklı bir açıklama yaptırması ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir.
Bildirim yapılmaması, kazanın iş kazası niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak çalışanın olayın gerçekleşme biçimini ve işle bağlantısını başka delillerle ortaya koyması gerekebilir.
Bu nedenle çalışan;
Sağlık kayıtlarını,
Kolluk başvurusunu,
Tanık bilgilerini,
İşverenle yapılan yazışmaları,
Fotoğraf ve video kayıtlarını,
Vardiya ve görev belgelerini,
İşyerindeki kamera kayıtlarına ilişkin bilgileri
korumalıdır.
Kaza sonrasında işverenin “olayı iş kazası olarak bildirmeyelim” yönündeki taleplerine karşı dikkatli olunmalıdır. Gerçeğe aykırı belge imzalanması veya olayın farklı gösterilmesi, ileride çalışanın haklarını ispatlamasını zorlaştırabilir.
İş Kazası Davasında Deliller
İş kazası davalarında deliller, olayın gerçekleşme biçiminin ve tarafların kusurunun ortaya çıkarılması bakımından önemlidir.
Başlıca deliller şunlardır:
Hastane kayıtları,
Sağlık kurulu raporları,
İş kazası bildirimleri,
Kolluk tutanakları,
Olay yeri inceleme belgeleri,
İşyerindeki kamera kayıtları,
Risk değerlendirme raporları,
İş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri,
İş güvenliği uzmanı kayıtları,
Puantaj ve görev çizelgeleri,
Tanık anlatımları,
Fotoğraf ve video kayıtları,
İş ekipmanlarının bakım belgeleri,
İş sözleşmesi ve görev tanımı,
SGK hizmet dökümü ve gelir belgeleri.
Tanıkların yalnızca kazayı görmüş olması şart değildir. Çalışanın hangi koşullarda çalıştığını, işyerinde güvenlik önlemlerinin bulunup bulunmadığını veya daha önce benzer tehlikelerin yaşanıp yaşanmadığını bilen kişiler de tanık olarak önem taşıyabilir.
İş Kazası Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?
Dava açılmadan önce olayın tarih, yer ve oluş şekli belirlenmeli; kazanın işle bağlantısı ve meydana gelen zarar belgelerle ortaya konulmalıdır. İşverenin kusuru, çalışanın kusuru, üçüncü kişilerin sorumluluğu ve sosyal güvenlik boyutu birlikte incelenmelidir.
Özellikle şu konuların kontrol edilmesi gerekir:
Kaza iş kazası olarak bildirilmiş mi?
Sağlık kayıtlarında olayın nedeni doğru yazılmış mı?
Çalışanın iş göremezlik durumu belirlenmiş mi?
İşverenin kusuruna ilişkin belgeler mevcut mu?
Tanıklar belirlenmiş mi?
Maddi zarar kalemleri belgelenmiş mi?
Tazminat talepleri bakımından süreler geçirilmiş mi?
İşveren veya sigorta tarafından ödeme yapılmış mı?
İmzalanan belge veya ibraname bulunuyor mu?
İşverenin sunduğu ödeme belgesi, ibraname veya uzlaşma metni imzalanmadan önce içeriğinin hukuki sonuçları değerlendirilmelidir. Belgenin hangi hakları kapsadığı ve çalışanın gelecekteki taleplerini etkileyip etkilemediği önem taşır.
İş Kazası Dosyaları İçin Hukuki Destek
İş kazası dosyaları; iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku, tazminat hukuku ve iş sağlığı ve güvenliği kurallarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Olayın yalnızca sağlık boyutuna değil, işverenin kusuruna, iş göremezlik oranına, maddi zarara ve delillere de bakılmalıdır.
Yeniyurt Hukuk Bürosu, iş kazası sonrasında ortaya çıkabilecek maddi ve manevi tazminat talepleri, işveren sorumluluğu, iş kazası bildirimleri, sürekli iş göremezlik, destekten yoksun kalma ve ilgili hukuki süreçler hakkında inceleme ve süreç takibi gerçekleştirmektedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İş kazasının hukuki sonuçları; olayın oluş şekli, yaralanmanın niteliği, raporlar, kusur durumu ve mevcut belgeler incelenmeden kesin olarak belirlenemez.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası geçiren çalışan ne yapmalıdır?
Öncelikle sağlık kuruluşuna başvurmalı, yaralanmanın ve olayın iş sırasında meydana geldiğini sağlık kayıtlarına işletmeli, işverene ve gerektiğinde kolluk birimlerine bilgi vermelidir. Tanık ve belge bilgileri de mümkün olduğunca korunmalıdır.
İş kazası nedeniyle tazminat talep edilebilir mi?
Kazanın işle bağlantısı, işverenin veya diğer sorumluların kusuru ve çalışanın uğradığı zarar ortaya konulabilirse maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
İşveren iş kazasını bildirmediyse ne yapılabilir?
Kazanın sağlık, kolluk ve diğer resmi kayıtlarla ortaya konulması mümkündür. İşverenin bildirim yapmaması, olayın iş kazası niteliğini tek başına ortadan kaldırmaz; ancak delillerin dikkatle toplanması gerekir.
İş kazasında işveren her zaman sorumlu mudur?
İşverenin sorumluluğu olayın şartlarına göre belirlenir. İşverenin gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı, denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı incelenir.
İş kazası sonucunda kalıcı hasar oluşursa ne olur?
Kalıcı hasarın iş göremezlik oranı sağlık raporlarıyla belirlenir. Bu oran; yaş, gelir, meslek ve çalışma gücündeki kayıp gibi unsurlarla birlikte maddi tazminat hesabında dikkate alınabilir.
İş kazası sonucunda çalışan hayatını kaybederse yakınları ne isteyebilir?
Şartları oluştuğunda destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat, cenaze giderleri ve sosyal güvenlik mevzuatından doğan haklar talep edilebilir.
İş kazası davası ne kadar sürer?
Davanın süresi; yaralanmanın niteliğine, maluliyet oranının belirlenmesine, kusur raporlarına, tanık sayısına, bilirkişi incelemelerine ve mahkemenin iş yüküne göre değişebilir. Her dosya için kesin süre vermek mümkün değildir.
İş kazası için hangi belgeler gereklidir?
Sağlık raporları, hastane kayıtları, iş kazası bildirimleri, kolluk tutanakları, işyeri belgeleri, iş güvenliği kayıtları, gelir belgeleri, tanık bilgileri ve varsa fotoğraf veya kamera kayıtları önemlidir.
İş kazası geçiren kişi çalışmaya devam edebilir mi?
Bu durum sağlık raporlarına, iş göremezlik durumuna ve çalışanın sağlık koşullarına göre değerlendirilir. Tedavi süreci ve işe dönüş konusunda sağlık kuruluşlarının raporları dikkate alınmalıdır.
İş kazası nedeniyle yapılan ödemeler tüm hakları sona erdirir mi?
Yapılan ödemenin hangi alacak veya zarara ilişkin olduğu, imzalanan belgelerin kapsamı ve ödeme sırasında haklardan feragat edilip edilmediği incelenmelidir. Her ödeme, çalışanın tüm taleplerinden vazgeçtiği anlamına gelmez.
İş Hukuku
Malatya İş Kazası: İşçinin Hakları, Tazminat ve Dava Süreci
Yazar: Av. Hamza Harun Yeniyurt · 27.08.2026
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza özel hukuki danışmanlık yerine geçmez.
